Yineleme Ne Demek? Felsefi Bir İnceleme Giriş: Derin Bir Soru Bazen bir olay, bir düşünce veya bir soru, tüm yaşamımızı şekillendiren bir dönüşüm gücüne sahip olabilir. En sıradan gibi görünen bir tekrarlama, bilinçaltımızda izler bırakabilir, dünyaya bakış açımızı köklü şekilde değiştirebilir. Ya da belki de, insana özgü tek gerçeklik yinelemedir. Felsefeye dair düşünülen her şey, geçmişteki bir sorunun yeniden ortaya çıkışı olabilir. Bu, zamanın tekdüzeliğiyle mi, yoksa insanın derinliklerinde tekrar eden bir döngüyle mi alakalıdır? Peki ya yineleme? Gerçekten ne anlama gelir? Hem varlık, hem bilgi, hem de etik düzlemde bu sorunun anlamını çözmek, insanın doğası hakkında neyi keşfedeceğimize dair…
Yorum BırakHızlı Fikir Durağı Yazılar
Tuz Bileşik Midir? Bilimsel Bir Keşif Yolculuğuna Çıkalım Küçük bir sofra tuzu, her gün hayatımıza öylesine dokunur ki, çoğu zaman varlığını sorgulamayız. Ancak hiç düşündünüz mü, tuz sadece tuzdan mı ibarettir? Ya da gerçekten sadece “tuz” mu denir, yoksa tuz aslında kimyasal bir bileşik midir? Belki de bu sorular, doğrudan mutfak tecrübelerimizden veya sağlığımızla ilgili endişelerden doğmuş olabilir. Tuz, bizim için günlük hayatta vazgeçilmez bir madde olsa da, bilimsel dünyada bu kadar basit bir tanımlamayı kabul etmek yerine, onun kimyasal yapısını ve bileşik olma durumunu incelemek, çok daha derin bir anlam taşıyor. Peki, gerçekten tuz bir bileşik midir? Bu yazıda,…
Yorum BırakSultan Melikşah Döneminde Ne Oldu? – Psikolojik Bir Bakış İnsan davranışlarını anlamak, onları sadece yüzeysel bir şekilde gözlemlemekten çok daha derindir. Bazen, büyük tarihi olaylar veya devlet adamlarının kararları, kolektif psikolojinin ve bireysel motivasyonların bir yansımasıdır. Sultan Melikşah’ın dönemi de bu anlamda oldukça ilginçtir. Selçuklu İmparatorluğu’nun zirveye ulaşan, büyük zaferler ve derin bölünmelerin yaşandığı bu dönemde, sadece politik güç değil, insanların içsel dünyaları da şekillendirici bir rol oynamıştır. Peki, Sultan Melikşah’ın hükümet ettiği dönemde yaşanan olaylar, aslında insanların psikolojik dünyasında ne tür değişikliklere yol açtı? Bu yazıda, dönemin sosyal yapısını, karar alma süreçlerini, iktidar ilişkilerini ve bireylerin psikolojik gelişimlerini, bilişsel,…
Yorum BırakEtik Davranışın Toplumsal Temelini Oluşturan Etkenler: Tarihsel Bir Perspektif Geçmişi anlamak, bugün ve geleceğe dair doğru çıkarımlar yapmanın en etkili yollarından biridir. Zaman zaman tarih, yalnızca geçmişte yaşanan olayları anlatmakla kalmaz, aynı zamanda bu olayların toplumsal yapıları, değerleri ve etik anlayışlarını nasıl şekillendirdiğini de gösterir. Etik davranışın toplumsal temelini oluşturan etkenler, sadece dini inançlar, felsefi akımlar ya da hukuki düzenlemelerle sınırlı değildir. İnsanlık tarihinin önemli dönemeçleri, toplumsal dönüşümleri ve kırılma noktaları, toplumların etik değerlerini biçimlendiren karmaşık bir ağın parçalarıdır. Bu yazıda, etik davranışın toplumsal temelini oluşturan etkenleri tarihsel bir perspektiften inceleyecek ve geçmiş ile bugünün etik anlayışları arasındaki paralellikleri tartışacağız.…
Yorum BırakDiyalog Oluşturma Nedir? Antropolojik Bir Perspektif Dünyada bir insan olarak var olmanın ne demek olduğunu anlamak, her zaman bizi farklı kültürleri keşfetmeye ve bunların karmaşık yapılarını çözmeye yönlendirir. Her toplum, kendi değerleri, ritüelleri, sembollerinin ve kimlik anlayışlarının etrafında şekillenir. Bu karmaşık yapılar bir araya geldiğinde, insanın kültürlerarası diyaloglar kurma yeteneği, hem bireysel hem de toplumsal düzeyde anlam kazanır. “Diyalog oluşturma nedir?” sorusu da burada devreye girer; çünkü diyalog sadece kelimelerle değil, aynı zamanda kültürel anlayış ve empatiyle biçimlenen bir süreçtir. Bu yazıda, diyaloğun, insanın sosyal yapısındaki yerini ve kültürler arası ilişkilerin nasıl şekillendiğini antropolojik bir perspektifle ele alacağız. Kültürlerin Çeşitliliği…
Yorum BırakBurun Kıllarını Alırsam Ne Olur? Bir Felsefi Sorgulama Hayat, bazen en basit soruların bile derin anlamlar taşıyabileceği bir alan haline gelir. Mesela, burun kıllarını almak gibi gündelik bir eylem üzerine düşündüğümüzde, birdenbire kendimizi felsefi bir sorgulamanın içinde buluruz. Peki, bir insan burun kıllarını alarak, sadece estetik bir tercih mi yapar? Ya da bu eylem, toplumsal normlara ve bireysel kimliğimize nasıl bir etkide bulunur? Estetik, etik, epistemoloji ve ontoloji gibi felsefi disiplinlerin ışığında, bu basit eylem aslında daha büyük bir soruyu gündeme getiriyor: İnsan, yalnızca görünüşüyle mi var olur, yoksa derinlerde başka bir gerçekliği de vardır? Estetik ve İnsanın Görünüşü: Burun…
Yorum BırakICT Dersi Nedir? Farklı Bakış Açılarıyla Bir İnceleme Konya’da, günün çoğu zamanında kafamda hem mühendislik hem de sosyal bilimlerle ilgili düşünceler uçuşur. Bazen içinde kaybolduğum bu ikili dünyada birden fazla bakış açısını karşılaştırmak, hayata dair daha derin bir kavrayış elde etmemi sağlıyor. ICT (Information and Communication Technology) dersi de benim için sürekli bir kafa karışıklığı kaynağı oldu. Bu yazıda, ICT dersinin ne olduğu konusunda çeşitli bakış açılarını inceleyeceğim. Hem analitik bir bakış açısıyla hem de daha insani bir şekilde konuyu ele alacağım. Hazırsanız başlayalım! ICT Dersi Nedir? Mühendislik Perspektifinden İçimdeki mühendis şöyle diyor: “ICT dersi, dijital dünyayı ve onun sunduğu…
Yorum BırakÖlmüş Birinin Şeker Vermesi Ne Demektir? Bir Kültürel ve Psikolojik Yolculuk Bazen hayat, beklenmedik anlarda, anlam veremediğimiz sembollerle karşılaşıp, insanın derinliklerine inmesini sağlar. Son zamanlarda bir arkadaşım bana, “Ölmüş birinin şeker vermesi ne demektir?” diye sorunca, bu sorunun gerisinde yatan anlamları keşfetmeye başladım. Şeker, tatlılık, iyilik gibi kavramlarla ilişkilendirilse de, aslında çok daha derin bir anlam taşıyor olabilir. Ölmüş birinin şeker vermesi sadece bir efsane veya halk arasında dolaşan bir söylenti değil, aynı zamanda insanın hayata, ölüme ve sevdiklerine dair duygusal bir çıkış noktasıdır. Bu yazıda, şeker sembolünün psikolojik, kültürel ve toplumsal boyutlarını inceleyecek ve bu sembolün ardındaki derin anlamı…
Yorum BırakGDO Türkiye’ye Ne Zaman Girdi? Felsefi Bir Bakış Bir gün, bir sabah kahvesini içerken aklınızda bir soru beliriyor: İnsanlık, doğanın saf halini bu kadar değiştirip kontrol altına alma hakkını ne zaman kazandı? Geleceğin gıda üretimi, doğanın ekosistemine müdahalede bulunarak yapılacaksa, bu müdahale etik mi? İnsanlar, doğaya dokunma yetkisini elde ettiklerinde, bu yetkiyi nasıl denetlemeli? Bu sorular, yalnızca modern bilim ve teknolojiyle ilgilenmekle kalmaz, aynı zamanda insanın kendisi, doğayla ilişkisi ve evrenin düzeni hakkında felsefi tartışmalara da yol açar. Genetik olarak değiştirilmiş organizmalar (GDO) konusu, 20. yüzyılın sonlarından itibaren pek çok toplumda önemli bir etik, epistemolojik ve ontolojik problem haline gelmiştir.…
Yorum BırakEn Uzun Kılıç Kaç Metre? Bir kılıcın uzunluğu, sadece fiziksel bir ölçü olmanın ötesine geçer; bir anlam, bir sembol taşıyabilir. İnsanlık tarihinin farklı evrelerinde, kılıçlar sadece savaş aracı değil, aynı zamanda güç, onur ve adaletin simgesi olmuştur. Ancak, “en uzun kılıç ne kadar uzun olabilir?” sorusunu sormak, bize sadece bir fiziksel uzunluğu sormaktan daha fazlasını vaat eder. Bu soruya bakarken, etik, epistemoloji (bilgi kuramı) ve ontoloji (varlık felsefesi) gibi felsefi kavramları da hesaba katmamız gerekebilir. Gerçekten bir kılıcın uzunluğu, bizim yaşamımızın, toplumların ve değerlerin uzunluğunun bir yansıması mı? Kılıç, sadece bir savaş aracı mı yoksa bir ideolojiyi, bir duruşu mu…
Yorum Bırak